« Önceki |

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

600 kişiye 'havadan' iş imkanı

Şirketler petrol fiyatlarını ve krizi “sineye çekerek” filosuna yeni araçlar kattı. 600 kişiye de yeni istihdam sağlayacak...
Türkiye’de son yıllarda hızlı bir gelişim içinde olan havayolu şirketleri, küresel krizin ortasında atılımlarını sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirme yapan Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Genel Sekreteri Musa Alioğlu, Türk Hava Yolları ve özel havayolu şirketlerinin filolarına yeni uçaklar kattığına dikkat çekerek, krize hazırlıklı yakalandıklarını vurguladı.

UÇAK SAYISI 280

ABD’de 60’a yakın havayolu şirketi kapanırken Türkiye’de uçak sayısının arttığını hatırlatan Alioğlu “Şu anda uçak sayımız 260’dan 280’e çıktı. Şirketlerimiz yatırımlarını doğru yaptılar. Türkiye’de sadece 5 şirket kapandı. Üstelik bu şirketlerin kapanma nedenleri kriz değil yönetim sorunları oldu” dedi. Petrolün fiyatının 150 dolara çıktığı dönemde Türkiye’de özel havayolu şirketlerinin “sineye çekme” politikası izlediğini kaydeden Alioğlu, bilet fiyatlarında artış yapmayarak uçakların dolu kalkmasının sağlandığını ifade etti.

HER UÇAĞA 20 KİŞİ

Sektörün yeni alınan uçaklarla birlikte yeni istihdamlara da kapılarını açtığını belirten Alioğlu, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz iki ayı da içine alarak 3 aylık süre içerisinde 600 kişi istihdam edilecek. Kaptan pilottan teknisyene kadar yeni her bir uçak için 20 kişi işe alınacak. Şu ana kadar 200 kişi alındı.”

BİLET FİYATLARI ARTACAK

Yüksek petrol fiyatları döneminde şirketlerin uçakları doldurmak için uygun fiyatlı biletler sattıklarını hatırlatan Alioğlu, yaz sezonunun başlayacağı önümüzdeki aydan itibaren bilet fiyatlarında artış olacağına dikkat çekti. Sezona hazırlık öncesinin şirketler için en zor zamanlar olduğunu belirten Musa Alioğlu, şunları anlattı:

“Bu dönemde 19-29-39 TL gibi rakamlarla cazip kampanyalar vardı. Tabi bunların da sonuna geldik. Bu biletler satıldı, elden çıktı. Şimdi bir ay sonra okulların kapanmasıyla birlikte yaz sezonu başlıyor. Bu sezonla birlikte uçaklar dolu olacak. Yolcu sayısında sıkıntı yaşanmayacak diye düşünüyoruz.” Alioğlu, ayrıca erken bilet almanın avantajlarını da bir kez daha dikkat çekti.

THY'NİN GELİRİ YÜZDE 18 ARTTI


Türk Hava Yolları yılın ilk 3 ayıyla ilgili finansal sonuçlarını açıkladı. Açıklamaya göre şirketin net kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 düşüş ile 155 milyon TL olarak gerçekleşti. Satış gelirleri ise yüzde 18 artışla 1 milyar 279 milyon TL oldu.

MALİ TEDBİR

 Sonuçları değerlendiren Mali Denetim Komite Başkanı Hamdi Topçu, “THY önceden almış olduğu mali tedbirler ve doğru kararlarla ilk üç ayı pozitif sonuç ile kapatabilmiştir” dedi.

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

212 İstanbul ‘Power Outlet’ olacak

İstanbul'da 115 milyon euroya malolacak 212 İstanbul Alışveriş Merkezi Ağustos’ta açılacak

Bağcılar’da geçtiğimiz yıl inşaatına başlanan 212 İstanbul Alışveriş Merkezi, kuvvetli markalar karması ile outlet özelliğini birleştirerek, “Power Outlet” konseptiyle hizmet verecek. 115 milyon euroya malolacak alışveriş merkezi Ağustos’ta açılacak

Bağcılar’da geçtiğimiz yıl inşaatına başlanan 212 İstanbul Alışveriş Merkezi, kuvvetli markalar karması ile outlet özelliğini birleştirerek, “Power Outlet” konseptiyle hizmet verecek. 115 milyon euroya malolacak alışveriş merkezi Ağustos’ta açılacak

Edip Uluslararası Gayrimenkul ve Turizm A.Ş. tarafından Bağcılar’da geçtiğimiz yıl inşaatına başlanan “212 İstanbul Power Outlet” alışveriş merkezi (AVM), kuvvetli markalar karması ile outlet özelliğini birleştirerek, “Power Outlet” konseptiyle hizmet verecek.

Edip Uluslararası Gayrimenkul’un bağlı bulunduğu Akın Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Akın, AVM’nin bulunduğu bölgenin demografik yapısını da göz önüne alarak, halkın eğlence ve yemek yemenin yanı sıra alışveriş yapmaya da gelmesi için, daha uygun fiyatlı mallar da satan bir AVM yapılması gerektiğine inandıklarını bildirdi. Ağustos’ta açılacak olan “212 İstanbul Power Outlet”in yeni konseptinin perakende sektörü temsilcilerine anlatmak üzere düzenlenen toplantıda konuşan Akın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Akın, 212 İstanbul projesine çok inanarak başladıklarını belirtti.

Kriz gözümüzü açtı

Akın, “Bu arada kriz geldi. Kriz gelince tekrar düşünmeye başladık. Kriz bizim gözümüzü açtı. Ayaklarımızın hafif yerden kalktığını görmüştük, sağlam basmaya başladık. Demografik yapısından dolayı, halkın buraya sadece yemek yeyip eğlenmeye değil, alışveriş yapmaya gelmeleri için daha uygun fiyatlı mallar da satan alışveriş merkezi yapılması lazım geldiğine inandık” değerlendirmesini yaptı. Ufuklarını büyüttüklerini, sadece çevre ilçelerdeki halkın dışında Bakırköy, Bebek ve Nişantaşı’ndan da müşteri çekmek için yapılması gerekenlere odaklandıklarını söyleyen Akın, “Sonunda 212 İstanbul’u ’Power Outlet Center’ yapmaya karar verdik” diye konuştu.

212 İstanbul Power Outlet Üst Yöneticisi (CEO) Aydın Bilgin de proje kapsamında yer alan rezidansın inşaatının kriz yüzünden bir süre ertelendiğini ancak 2010 başında yapıma başlanmasının planlandığını dile getirdi. Bilgin, “Rezidans projesi ile birlikte projenin toplam maliyeti 205 milyon euro olacak. Bunun 115 milyon eurosu AVM, 90 milyon euro rezidans için harcanacak” dedi.

Yüzde 70’i kiralandı


212 İstanbul’un yönetimi ve pazarlamasını yürüten AVM mfi Partners Genel Müdürü Aydın Yurdum ise dükkanların yüzde 70’den fazlasının kiralandığını belirtti.

40 katlı rezidans planlanıyor

* 56 bin metrekare arsa üzerinde yer alan 212 İstanbul Power Outlet, 230 bin metrekare kapalı alana sahip.

* Kiralanabilir alanı 70 bin metrekare olan merkezin 105 bin metrekare büyüklüğünde 3 bin 250 araç kapasiteli bir otoparkı bulunuyor.

* İnşaatına henüz başlanmamış olan rezidansın ise 40’a yakın katta, 500’ün üzerinde daireye sahip olması planlanıyor.

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

25 perakendeci krizde birleşti kendi Sinerji Grubu'nu yaratt

Tekstil ve dericiler Sinerji adı altında ortak hareket etme kararı aldı. Firmalar, yeni AVM'lere toplu olarak girip kira indiriyor

Art arda açılan dernekler, yönetimle yaşanan kira – maliyet kavgaları, krizden dolayı düşen fiyatlar darken ayakta kalma ve hayatlarını sürdürmek için çeşitli yollara başvuran perakendecilerin yeni çözüm yolu toplu hareket etme oldu. Deri ve tekstil perakendecisi yaklaşık 25 firma, yeni açılan ve kiralaması başlayan AVM'lere toplu girmeleri karşılığında kiradan indirim alıp maliyetlerini düşürüyorlar. Sinerji grubunun başını çeken Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, bunun çok normal bir sistem olduğunu savundu. Sektördeki bazı firmaların "Haksız rekabet ediyorlar" eleştirilerine de cevap veren Kiğılı şöyle konuştu: "Son zamanlarda sektörde çok fazla dernek faaliyet gösterir hale geldi. Ben bütün derneklerin tek bir çatı altında toplanmasını istiyorum. Şu ana kadar gösterdiğimiz çabalar sonuç vermedi amah hala ümitliyiz. Bu çabalarımız devam ederken maliyetlerimizi düşürmek ve ayakta kalmak için AVM'lere toplu girip kira indirimi alabiliriz diye düşündük. Pendik Neo'da ve Ankara Kent Park'ta bunu yaptık ve bunu yapmaya da devam edeceğiz."

'HERKESE KAPIMIZ AÇIK'
Metrekare başına kira ücreti 50 dolar alan alışveriş merkezlerine 21 dolara giren Sinerji Grubu'na girmek isteyen firmalara kapılarının açık olduğuna dikkat çeken Kiğılı, "Sektörde ayırım gibi bir şey söz konusu değil. 150 metrekare ve üzeri olan mağazaları almadığımız söylentisi de doğru değil. İsteyen bütün firmalarla ortak hareket edebiliriz" dedi.

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

Krizde 100 Milyon Euro Yatıracak

Enerji hatları, altyapı, endüstri, bilişim altyapısı, binalar ve konutlarda teknik çözümler sunan 18.3 milyar Euro cirolu dünya devi Schneider Electric, 22 yıldır doğrudan faaliyet gösterdiği Türkiye’de 3 olan üretim tesislerini 4’e çıkaracak, krize rağmen 100 milyon Euro yatırım yapacak. Şirket CEO’su Jean-Pascal Tricoire, "Türkiye, bizim için stratejik bir ülke" dedi.

ELEKTRİK dağıtımı, otomasyon ve kontrol sistemlerinde dünyanın önde gelen gruplarından Schneider Electric, 1987’den beri doğrudan faaliyet gösterdiği Türkiye’ye krize rağmen 100 milyon Euro yatırım yapıyor. Schneider Electric Başkanı ve CEO’su Jean-Pascal Tricoire, Türkiye’ye uzun vadeli baktıklarını belirterek, "2008 yılında 100 milyon Euro’luk yatırım kararını aldık. Küresel krize rağmen bu yatırımdan vazgeçmedik. Biz sanayiciyiz, yaptığımız işe kısa vadeli bakmıyoruz" dedi. Tricoire, üç fabrikaları bulunan Türkiye’yi sadece üretim merkezi olarak görmediklerine işaret ederek, "Bu yıl Türkiye’ye bölgesel bir rol de verip 16 ülkeyi bağladık. Türkiye, Schneider açısından dünyada stratejik pozisyona sahip bir ülke konumuna geldi" diye konuştu.

Perşembe, Mayıs 14, 2009

Bilmer rotayı enerjiye çevirdi

1995 yılında kurulan ve 2006 yılında ortaklık yapısını değiştiren Bilmer İnşaat yönünü enerji inşaatlarına çevirdi.

Şirketin kurucu ortağı Serhat Cenk Balçık, yenilenebilir enerji alanlarındaki yatırımların hızla artacağını öngördüklerini ve çalışmalarını ağırlıklı olarak bu alana kaydırdıklarını söyledi.

Türkiye'de rüzgar enerji santralleri inşa ettiklerini ve bu alanda ender uzman şirketlerden biri olduklarını kaydeden Balçık, "Neden rüzgar türbin inşaatına özel önem veriyorsunuz" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Sadece rüzgar türbin inşaatları değil, tüm yenilebilir enerji ile ilgili imalatların büyüyen çocuklarımıza bırakacak temiz bir dünya adına önemli olduğunu düşünüyorum.

Enerji, tüm dünyada günden güne önemi artan bir konu ve sektör halini aldı. Bu sektör, Türkiye'de de hızla gelişiyor, yatırımlar çoğalıyor. 2005 yılında yenilenebilir enerji yasasının çıkmasıyla, yenilenebilir enerji alanlarındaki yatırımların hızla artacağını öngördük. Biz rüzgar santralleri yapımında uzmanlaşmış ender şirketlerin başında geliyoruz. Çalışmalarımızı ağırlıklı olarak bu alana kaydırdık."

HEDEF LİDERLİK
 
Bilmer İnşaat olarak Çanakkale bölgesinde üç, Bandırma Susurluk bölgesinde bir adet olmak üzere toplam dört adet enerji santrali projesi yaptıklarını kaydeden Balçık, bu türbinlerin toplam kurulu gücünün de 85.1 mw olduğunu belirtti.

Balçık, hedeflerine ilişkin olarak da, "2009 yılı sonu hedefimiz Türkiye'deki toplam rüzgar santralleri inşaat çalışmalarının yüzde 35'ini tamamlayan bir şirket olarak bu alanda liderlik yapmak" dedi.
 
Balçık şimdilik inşaatçı olarak dahil oldukları enerji işine önümüzdeki dönemde yatırımcı olarak girebileceklşerinin sinyalini de verdi.

İnşaat mühendisi Serhat Cenk Balçık tarafından 1995 yılında kurulan Bilmer İnşaat, 2006 yılında yeniden yapılanmaya giderek ortaklık yapısını değiştirdi. Bünyesine ortak olarak inşaat mühendisi Levent Korkmaz'ın katılımıyla yeni bir yapıya kavuşan şirket, son yıllarda enerji alanındaki projeleri ile dikkat çekiyor.

Perşembe, Mayıs 14, 2009

Kriz Turcas'a yaradı, 10 milyar dolarlık yatırımı 7 milyar d

Turcas Başkanı Erdal Aksoy, Shell ile Ataş Rafinerisi'nde yeni bir proje, Socar ile İzmir'de rafineri, Alman RWE ile de rüzgar enerjisine yatırım yapacaklarını belirtti ve "6 ay önce 10 milyar dolar olan yatırım maliyetimiz 6-7 milyar dolara düştü" dedi.

GEÇEN yılı 45.2 milyon TL kárla kapatan Turcas, krizden kárlı çıkma planları yapıyor. Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, krizin yarattığı maliyet avantajından yararlanacaklarını ve yabancı ortaklıklarla büyümesini sürdüreceğini söyledi. Aksoy, kriz öncesi 10 milyar dolar olarak planladıklarını yatırım tutarının bugünkü fiyatlarla 6-7 milyar dolara gerilediğini açıkladı.

Olumsuz değil olumlu

Turcas dün yapılan genel kurulu ile 2008 faaliyetlerini ve elde edilen sonuçları ortaklarıyla paylaşırken, Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy yeni hedeflerini de açıkladı. Aksoy, ortakları Shell ile Ataş Rafinerisi'nde yapacakları yeni bir projeyi 10-15 güne kadar açıklayacaklarını, Socar ile İzmir'e rafineri kurarak Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamak için motorin üreteceklerini, daha önce iş yaptıkları Alman E.ON'un krizde yatırımlarına ara vermesi nedeniyle yine başka bir enerji devi RWE ile rüzgar enerjisine gireceklerini anlattı. Bu arada Socar ortaklığı ile aldıkları Petkim'de daha ilk 3 ayda kárá geçtiklerini belirten Aksoy, şöyle konuştu: "Geçen yılın ilk 3 ayını, kriz o lmamasına rağmen zararla kapatan, bugün ise kár eden 8 şirketten birisi durumuna geldi. Petkim'den çok büyük beklentilerimiz var, Petkim başlı başına bir kaynak."

20-30 milyon önemli değil

"20-30 milyon lira kár etmişiz, zarar etmişiz, milyar dolarlık tasarruflarımızın yanında mühim değil" diyen Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: "En büyük kazancımız, bu yatırımlara bütün hızımızla devam ediyoruz. Yatırımlarımızın tutarı çok çok milyar dolarlar. Geçen yıl hatta 6 ay önce bunların maliyeti 10 milyar dolarsa bugün o maliyetler 6-7 milyar dolara geriledi. Turcas bunu fırsat bildi ve piyasaların kendisine sağladığı bu yeni, uygun fiyatlarla yatırımlarını daha ucuza getirme gayreti içinde girdi. Finans krizinin 2010 yılında da süreceğini hesaba kattık. Gerçi bizim ortaklarımız bu yatırımları özkaynakları ile yapabilecek durumda. Sanırım biz bankalardan kredi istemeye en erken 2010'un ikinci yarısından sonra gideriz. O zamana kadar da hem dünyada hem Türkiye'de Turcas ve ortaklarının projeleri gibi projeler bankaların kredi vermek için peşinden koştuğu bir an olacaktır."

Kár yüzde 50 azaldı

TURCAS
2008 yılı mali döneminde 49.1 milyon lira operasyonel ve 45.2 milyon lira net kár elde etti. Kár rakamları 2007 ile karşılaştırıldığında sırasıyla yüzde 55.3 ve yüzde 58 oranlarında düştü. Kárlılık rakamlarındaki düşüşün nedenleri şöyle sıralandı: "Shell-Turcas Petrol A.Ş'de petrol fiyatlarında sert inişlerden dolayı birim marjların düşmesi, Petkim'deki çoğunluk hisseleriyle bağlantılı olarak Petkim'in zararlarından kaynaklanan 12.5 milyon lira ile sınırlı zarar ve Turcas Gaz'da petrol fiyatlarına bağlı gaz ithalat fiyatının yurt içindeki gaz satış fiyatına oranla çok yüksek kalmasıyla oluşan zarar."

Ermenistan'la yakınlaşma bize görev yükledi

ERDAL Aksoy, "Ermenistan'la yakınlaşmada size yansıyan bir sıkıntı yaşadınız mı" sorusuna şu yanıtı verdi: "Bize yansıyan sıkıntı olmadı ama bize düşen bir görev oldu. Azeri ve Türk kamuoyunu elimizde olan bilgileri hemen açıkladık. 'Gaza zam yapılacak' haberlerine ilk tepkiyi veren ben oldum. "

Küçücük Turcas nasıl dünya oyuncusu olacak

HALEN Shell, Socar gibi enerji devleriyle ortaklıkları bulunan Turcas'ın büyüme hedeflerini anlatırken, "Küçücük Turcas, dünya çapında oyuncu nasıl olacak" sorusuna da yanıt veren Erdal Aksoy, bunu yabancı ortaklarla olacağını anlattı. Aksoy, "En iyi şirketlerle en doğru projelerde, komplekse girmeden, ortaklıklar yaparız" dedi.

Perşembe, Mayıs 14, 2009

THY ile Boeing arasında uçak alım anlaşması imzalandı

Türk Hava Yolları (THY), Boeing ile liste fiyatı 1.36 milyar dolar olan 5 adet “Boeing 777-300ER” uçağı alımı için anlaşma imzaladı.

Boeing'den yapılan yazılı açıklamaya göre, yeni Boeing 777-300ER'ler, THY'nin direkt olarak Boeing'den satın aldığı ilk geniş gövdeli uçak olacak. THY'nin filosunda halen yeni nesil 737 ve kiralama yöntemiyle alınan 777'lerden oluşan 65 adet Boeing uçağı bulunuyor.

THY ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Boeing Ticari Uçaklar Avrupa, Rusya ve Orta Asya Satış Başkan Yardımcısı Aldo Basile, “Boeing 777-300ER, üstün yakıt tasarrufu, verimliliği ve güvenilirliğiyle Türk Hava Yolları'na önemli katkı sağlarken, taşıma ve menzil kapasitesini de ciddi derecede artıracak. Bu uçaklar ayrıca Türkiye'nin uluslararası havacılık pazarında hızla artan önemini güçlendirmeye de yardımcı olacak” dedi.

BOEIG 777-300ER UÇAĞI

Kendi sınıfındaki en yakın rakibinden yüzde 19 daha hafif olan Boeing 777-300ER, bu özelliğiyle yakıt tüketiminde önemli avantaj sağlıyor. Uçak ayrıca, koltuk başına yüzde 22 daha düşük karbondioksit salınımı ve yüzde 20 daha düşük uçuş maliyeti sunuyor. Boeing 777-300ER, 3 sınıflı kabin konfigürasyonunda 365 yolcu taşıyor ve 14.685 kilometrelik menzile ulaşıyor. Çift koridorlu ve iki motorlu olan Boeing 777, bugüne kadar dünya genelinde 56 hava yolu şirketinden, 1.100'ün üzerinde sipariş aldı.

Perşembe, Mayıs 14, 2009

Koç, savunmada 'bilgi'ye 7 milyon dolar yatıracak

Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu, savunmada yeni dönemde ortaya çıkan ihtiyaçlara yönelik bütünleşik çözümleri yaratacak bir ekosistemde uluslararası arenada sektöre liderlik yapmak istediklerini söyledi.

Nalbantoğlu, "Türkiye'de savunma sanayinde birçok oyuncunun geliştirdiği çözümleri Türkiye adına paketleyip uluslararası arenada pozisyonlayarak, projelendirmek ve satışını gerçekleştirmek gibi bir hedefimiz var. Buna herkes sıcak bakıyor. Türk savunma sanayinde herkesin çözümü farklı. Birbiriyle rekabet eden firmalardan çok birbirini tamamlayan yapı var" dedi.

10 milyon dolar ciro

Mehmet Nalbantoğlu, Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri'nde şu anda 100'e yakın kişi istihdam ettiklerini, geçen yıl haziran ayında satın aldıkları simülasyon şirketi KaTron'la çalışan sayısının 150'ye çıktığını aktardı. Nalbantoğlu, izledikleri projeler itibariyle şirket olarak çalışan sayısını kısa sürede dörde beşe katlayabileceklerini de kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Savunmanın Koç Bilgi Grubu'nun cirosundaki payı yüzde 5'i geçmiyor. Savunmada ciro, projelere göre farklılaşıyor. Proje alınca ciro birden ikiye katlanabiliyor. Savunmada şu andaki rakamsal seviye itibariyle bu yıl 10 milyon dolarlık yeni bir iş alanı görüyoruz. Bu yıl savunmaya 7 milyon dolar civarında yatırım yapacağız."

İş fırsatı da yaratacak

İşbirliği yaptıkları İngiliz Ultra'yla beraber girdikleri deniz platformunda dünyada 1 trilyon dolarlık pazar bulunduğuna da dikkat çeken Nalbantoğlu, "Bu pazarda farklı alanlarda işbirlikleri ihtiyacı doğuyor. Yaptığımız uluslararası işbirliğinin, Türkiye'de geliştirilen know how'un, üretim kabiliyetinin ve yeteneklerin uluslararası ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde paketlenip dünyaya açılması konusunda ciddi faydası olacak. Bu, yüzbinlerce kişiye iş fırsatı yaratacak" diye konuştu.

Yerli bilgiyi geliştirecek

MEHMET Nalbantoğlu, İngiliz Ultra'yla Avustralya'da Entegre Sonar Suit Projesi'nde, ABD Deniz Kuvvetleri Denizaltı Programı'nda ortak çalışacaklarını hatırlatarak, şunları söyledi: "Ultra bu alanda lider bir firma. Böyle bir firmaya kısa sürede bilgi teknolojileri alanında hizmet verir hale gelmemiz çok önemli. Bu aynı zamanda kendi silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı doğrultusunda da, know how'un tamamen milli olarak geliştirilmesini sağlayacak. Geliştirilecek birçok teknolojiyi de kendi deniz kuvvetlerimizde kullanabileceğiz."

Dalgıç tespit sonarı

KOÇ Bilgi Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu, Türkiye'de ilk milli dalgıç tespit sonarını da geliştirdiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Denizin içindeki denizaltıdan gelecek tehditleri algılayan, denizüstünde tehdide yönelik olarak savunmayı harekete geçirerek bir sonar geliştirdik. Bu sonar, TÜBİTAK'ın desteklediği bir program olarak geçen yıl içinde başladı. Bu yıl sonu itibariyle de bu sonar artık ticari olarak ülkemizde birçık projede kullanılır hale gelecek."

Perşembe, Mayıs 14, 2009

Türkiye, Haribo'nun 'helal şeker üssü' oldu

Alman yumuşak şeker markası Haribo, Müslüman ülkelere açılmak için Türkiye'yi köprü yapacak.

Haribo, 'helal üretim' sertifikasına sahip yumuşak şeker üreterek son birkaç yılda satışlarını katlarken, Müslüman ülkeler yanında Almanya'daki Türklere de Türkiye'de üretilen ürünleri gönderiyor. Haribo Türkiye Genel Müdürü Holger Terstiege, 2001'de Pamir Gıda'yı satın alarak Türkiye pazarına girdiklerini hatırlatarak, "Krize karşın Türkiye'ye inandık. Türkiye'yi Müslüman ülkelere ürün göndermek için merkez olarak seçtik. İran, Irak, Suudi Arabistan gibi 20 Müslüman ülkeye Türkiye'den ürün gönderiyoruz. 300 milyon Müslüman tüketiciye giden köprünün ayağını oluşturuyoruz" dedi.

Almanya'daki Türkler

Terstiege, Avrupa'daki üretimde domuz jelatini, Türkiye'deki üretimde ise sığır jelatini kullandığını belirterek, Arap ülkeleri ve Sovyetler Birliği'nden ayrılan müslüman ülkeler için üretim merkezlerini Türkiye yaptıklarını, bu ülkelere yönelik ürünlerin helal olduğunu vurguladıklarını ifade etti. Geçen yılın ortasından itibaren Almanya ve Avrupa'daki müslümanlara da Türkiye'de üretilen Haribo'ların gönderilmeye başlandığını da kaydeden Terstiege, "Almanya'daki Türklere de Haribo buradan gidiyor. Yıllarca sevip helal olmadığı için Haribo alamayan Türkler, 2008'den itibaren Almanya'da Türkiye'den giden şekerleri tüketiyor" diye konuştu.

Türkiye'yi seçtik

Holger Terstiege, müslüman ülkelere açılmada merkez yapmak için diğer ülkelere de baktıklarını ancak Türkiye'de karar kıldıklarını vurgulayarak, bu kararın nedenlerini şöyle sıraladı: "İran, Suudi Arabistan gibi ülkelere baktık. Türkiye'de karar kıldık, Türkiye bu bölgede lider ve en gelişmiş ülke. Müslüman ülkelere yönelik 'helal' ürünleri Türkiye'de üretiyoruz. Türkiye'deki üretimimizin yüzde 70'i ihracat. Yüzde 30'u iç piyasada tüketiliyor. İhracatın yüzde 25'i müslüman ülkelere, yüzde 45'i ABD'ye yapılıyor."

Kriz yumuşak şeker tüketimini artırdı

TÜRKİYE'de krize karşın yumuşak şeker pazarının büyüdüğüne de dikkat çeken Holger Terstiege, şunları söyledi: "Son iki yılda pazar yüzde 25 büyüdü. Nüfus artıyor, gençlerin ve çocukların sayısı fazla, bir de bazı insanları yumuşak şekerle ilk kez tanıştırıyoruz. Bu yıl Türkiye'de pazar yüzde 15 büyür. Bizim büyüme hedefimiz ise yüzde 50. Kriz dönemlerinde tüm dünyada şeker ve çikolata pazarı büyür. Büyük ve pahalı şeyler alamayanlar, depresyona girenler yumuşak şeker satışlarını artırıyor. Kriz her zaman bizim işimize yarar."

Perşembe, Mayıs 14, 2009

Elektronik market devi: Türkiye'ye geçici hevesle değil, bin

Birçok dev oyuncunun faaliyet gösterdiği Türk elektronik perakende sektörü, özellikle yabancıların ilgi odağı olmaya devam ediyor. Avrupalı elektronik market zincirlerinin ardından, Amerika'nın en büyük elektronik mağazası Best Buy da pazarda yerini aldı. Yaklaşık 45 milyar dolar cirosu bulunan zincirin Türkiye'deki ilk halkası İzmir'de açılıyor.

İki yıllık pazar araştırmasından sonra yatırım yapmanın tam zamanı olduğuna karar veren Best Buy'ın Uluslararası CEO'su Robert A. Willett, "Türkiye'ye geçici bir hevesle değil, bin yıllığına geldik." dedi.

ABD, Kanada, Çin, Meksika ve Avrupa'dan sonra ekim ayında Türk tüketicileriyle buluşmaya hazırlanan teknolojinin perakende markası Best Buy'ın üst düzey yöneticisi Robert A. Willett, ABD'de çok iyi markalar ortaya çıkardıklarını ve aynısını Türkiye'de de yapmak istediklerini, hatta yerel markalar bulup onları geliştirerek dünyaya sunmayı planladıklarını açıkladı. "Ülkede yerel kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ile ortaklıklar kurarak yerel üreticilerle büyümek, Türk toplumunun bir parçası olmak istiyoruz. Böylece müşteri deneyimi açısından Türkiye'de de 1 numara olmayı hedefliyoruz." diyen Willett, krizi karanlık buluta, fırsatı ise çevresinde yer alan ışık çemberine benzeterek, "Kriz bitsin diye sipere girip beklemeyiz; çünkü dünya birçok kriz gördü ve atlattı. Türkiye'ye yatırım yapmanın tam zamanı. Çünkü yatırım maliyetleri düştü. Mağazaların kiraları düştü. Beklemek yerine yatırım yapılmalı. Çünkü bu tür ekonomik faaliyetler piyasayı canlandırıp harekete geçiriyor. Biz Türkiye'yi Avrupa'nın Çin'i olarak görüyoruz. Çünkü Türkiye'de de Çin'deki gibi çok insan, hızlı bir büyüme ve teknik bilgiye sahip donanımlı personel var. Aslında Türkiye'de güçlü rakiplerimiz de var ama Avrupa'da ilk mağazamızı açtığımız İngiltere'de de Tesco gibi perakendenin dünya devi gibi rakiplerimiz vardı. Biz işler iyi gitmiyorsa rakiplerimize değil, kendimize bakıyoruz." şeklinde konuştu. 13 ülkedeki faaliyeti, sahip olduğu 9 markası, yaklaşık 4 bin mağazası ve 155 bin çalışanı ile dünyanın en büyük tüketici elektroniği perakendecisi Best Buy'ın CEO'su Willett, Türkiye'ye iyi bir ortak bulmak için gelmediklerini, İzmir'de açılacak ilk mağazadan sonra Türk tüketicisini tanıyacaklarını ve elde ettikleri bilgilerle hızla büyüyeceklerini kaydetti.

Best Buy Türkiye Ülke Başkanı Ruşen Kopmaz, açacakları mağazalarla Türkiye'de perakendenin yüzünün değişeceğine inandığını ifade etti. Kopmaz, ülkenin gelişen ekonomisine, genç ve dinamik pazarına inandıklarını anlattı. Ruşen Kopmaz, "Mağazalarımızda kendi personelimiz çalışacak. Tedarikçilerimizin elemanları yer almayacak. Çünkü bu uygulamanın tarafsızlığa gölge düşürdüğünü düşünüyoruz. Türkiye'nin bütün büyük şehirlerinde var olmak istiyoruz. Her mağazamızda 100-150 kadar eleman istihdam edeceğiz. Rakiplerimizden farkımız yalnızca fiyatlarımız olmayacak, satış sonrası da iyi hizmet vereceğiz." diye konuştu.

Best Buy, mağazaya gelen müşterinin yüzde 80 daha fazla alışveriş yaptığını tespit etmesine rağmen iki yıl içerisinde internet üzerinden online satışlara başlamayı da planlıyor.

Perşembe, Mayıs 14, 2009

500 bin kişiye doğrudan istihdam

500 bin kişiye doğrudan istihdam, 200 bin kişiye de mesleki eğitim hedefleniyor.

Türkiye'de küresel krizin etkisiyle işsizlik oranının yüzde 15,5 gibi rekor seviyelere çıkmasının ardından, hükümet işsizlikle mücadeleye dönük İstihdam Paketi çalışmalarını hızlandırdı.


Küresel krizin olumsuz etkilerini hafifletmek üzere ardarda yürürlüğe konan ekonomik paketlerin ardından, 6 ve 7'inci ekonomik paketler için de yoğun bir çalışma yürütülüyor.


Ekonomiyi canlandırma kapsamında bugüne kadar toplam büyüklüğü 36,3 milyar lirayı bulan 5 ekonomik paket açıklayan hükümet, 6'ıncı paketle Hazine'nin Kredi Garanti Fonuna sağlayacağı 1 milyar liralık kaynak ile fonun etkinlik ve fonksiyonu artırılacak. Bir diğer bileşen olarak da sektörel, bölgesel ve proje destekleri sağlanacak. 7'inci paket ise "istihdam paketi" olacak.


Son dönemde işşiz sayısındaki hızlı artış üzerine hazırlanan söz konusu paket, işsizlere, uzun vadede meslek kazandırmayı, kısa vadede de geçici iş sağlamayı amaçlıyor.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı istihdam paketiyle ilgili çalışmalara hız verirken, bu kapsamda öngörülen tedbirler de şekillenmeye başladı.

Ekonomik büyüklüğü henüz tam olarak ortaya çıkmayan paketteki önlemlerin en az 500 bin kişiye doğrudan istihdam, 200 bin kişiye de mesleki eğitim kazandırması planlanıyor.

Öte yandan pakette işsizlik ödeneği alan işçilerin istihdamı halinde prim desteğinin yapılması üzerinde de duruluyor. Ancak prim desteğinin henüz netleşmediği belirtiliyor.

Salı, Mayıs 5, 2009

Yıldız Holding Rotopaş'ı aldı

Ülker’i de bünyesinde barındıran Yıldız Holding bünyesine yeni bir şirket daha kattı.

Krize rağmen büyüyen Yıldız Holding, Alcan Packaging’in İstanbul merkezli firması Rotopaş’ı satın aldı.

Ülker’i de bünyesinde barındıran Yıldız Holding, satın almalarla büyümesini gıda dışındaki sektörlerde de sürdürüyor. Yıldız Holding, Rotopaş’ı bünyesine kattı. Yıldız Ambalaj Grubu’na katılan Rotopaş endüstriyel ve ev içi kullanıma yönelik PVC streç film ve PVC shrink film üretiyor.

Yıldız Ambalaj ve Bilişim Grupları Başkanı Cahit Paksoy, grup olarak ambalaj sektöründe önemli bilgi ve birikime sahip olduklarını vurgulayarak, “Polinas, Farmamak, Duran Doğan, BEP Hologram gibi alanlarında öncü ve lider şirketlerden oluşan Yıldız Ambalaj Grubu’na çok değerli bir şirket ekledik. Rotopaş deneyimli yönetim kadrosu, konusunda uzman insan kaynakları, sahip olduğu başarılı üretim, satış-pazarlama altyapısı ve itibarı ile sektörün lider isimleri arasında. Bugüne kadar önemli başarılara imza atmış Rotopaş’ı grubumuz sinerjisi ile çok daha ileri noktalara taşıyacağız. Grubumuzun ana faaliyet konusu gıdaya tedarik sağlamak amacıyla ilk yatırımların yapıldığı ambalaj sektöründe artık Türkiye ve dünyanın çok önemli markalarına hizmet veren, çağımızda markalaşmanın en önemli unsurlarından olan ambalajlama konusunda müşterilerine yüksek kaliteli ve katma değerli hizmet sunan bir yapıya kavuştuk. Yıldız Ambalaj Grubu olarak, hizmet verdiğimiz, ürün sağladığımız tüm müşterilerimizle birlikte ve birbirimize katma değer sağlayarak büyümemizi bundan sonra da sürdüreceğiz” diye konuştu.

Alcan Packaging Gıda Ambalaj Grubu Başkanı Michael Cronin ise “Rotopaş, Yıldız Holding’in çatısı altına girerek grubun üretim ve dağıtım gücünden sinerji sağlayacaktır. Bu satış, aynı zamanda Alcan Packaging’in Türkiye ve Avrupa pazarlarında ana iş kolu olan baskılı esnek ambalaj çeşitlerine odaklanma stratejisi ile de uyumludur” dedi.

Salı, Mayıs 5, 2009

29 bin liraya konut

İzmit’te yapılan Gölkent Konutları’nda satışa sunulan 476 konutun fiyatları 29 bin 900 liradan başlıyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kent Konut AŞ’nin Gölkent Konut Projesi kapsamında yapımına başladığı Gölkent birinci etapta 476 konut uygun fiyatlarla satışa çıkarıldı.

İzmit şehir merkezine 8 kilometre uzaklıkta Çakırköy mevkisinde Bıçkıdere Göleti’nin yanındaki arazide yer alan projede 11 farklı daire tipi bulunuyor. A tipi konutlarda 35 metrekare (1+1) stüdyo tipindeki daireler 29 bin 900 lira peşin fiyatla satışa sunulurken, B tipi konutlardaki dairelerin büyüklüğünün 91-161 metrekare, C tipi konutların ise 172-189 metrekare arasında değişiyor. Bu konutların fiyatları ise 31 bin 900 ile 149 bin lira arasında farklılık gösteriyor.

Taksitler 235 liradan başlıyor

Projede taksitli ödeme seçenekleri de sunulurken, 12 ile 120 ay arasında vade yapılıyor. Buna göre fiyatı 29 bin 900 lira olan konutlar için 3 bin 500 lira peşinat ödenirken, 120 ay vadede aylık 235 lira taksitle konut alınıyor. 75 bin 900 liraya satılan 91 metrekarelik 2+1 konutlar için ise 9 bin lira peşinat ve 120 ay vadede 597 lira taksit veriliyor.

Toplam 10 bin kişilik nüfusa göre planlanan projede, mağazalar ve alışveriş merkezi, çocuk oyun alanları basketbol sahası, açık otopark ve spor tesisleri bulunuyor.

Salı, Mayıs 5, 2009

Tat krizde yatırımla büyüyor

Gıda sektörünün iddialı şirketlerinden Tat Konserve, kriz yılında da büyümeye devam edecek. Tat Genel Müdürü Güçlü Toker, bu yıl ciroda yüzde 19 büyüme hedefi koyduklarını ifade etti.

TÜRKİYE’NİN en köklü gıda kuruluşları arasında yer alan Koç Holding şirketlerinden Tat Konserve, 2005 yılında hızlandırdığı verimlilik ve büyüme koşusuna devam ediyor. Tat Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, 2008’in en önemli yatırım basamaklarını tamamlama yılı olduğunu belirtti. Toker, Harranova şirketindeki yatırımlarla tarım, salça üretimi, besi, kesimhane, parçalama konularında ciddi yatırımların yapıldığını ve büyümenin devam edeceğini ifade etti. Toker, 2009’da ciroda yüzde 19 büyümeyi hedeflediklerini söyledi. Toker, 2008 yılı verilerine göre, satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 15 artıran Tat Konserve’nin, 2008 yılı brüt kárını da yüzde 17 artırarak 113.8 milyon TL’ye yükselttiğini vurguladı. Toker, 2008 yılını 629 milyon TL’lik ciro ve 51.5 milyon TL’lik VFAÖ (Ebitda) kárı ile kapatan Tat Konserve’nin şirket ebitdasının da 2009 ilk çeyrekte yüzde 25 yükselerek, 19.2 milyon TL’lik VFAÖ’ye (Ebitda) ulaştığını kaydetti.

30 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

GEÇEN
yıl 30 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Toker ‘2009’da da başta Rusya, AB ve Ortadoğu olmak üzere pazar geliştirme çalışmaları sürecek. Ana ihracat pazarlarımızı, Japonya dışında, Avrupa ve Rusya’yı da içine alacak şekilde genişletmeye devam edeceğiz’ dedi. Tat Konserve çatısı altında Tat, SEK, Maret, Pastavilla, Kartal, Fidan ve Lunch&Dinner markaları yer alıyor.

Salı, Mayıs 5, 2009

110 milyon dolarlık çarşı iki bin kişiye iş kapısı açtı

Ekonomik krize rağmen ofis ve alışveriş merkezi yatırımları sürüyor. Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı tarafından İstanbul Eyüp'te inşa edilen Flatofis'in çarşı bölümü hizmete girdi. 110 milyon dolarlık yatırımla kurulan Flatofis Çarşı'da toplam 2 bin kişi istihdam edilecek.

Çarşının açılışı dolayısıyla düzenlenen törene İstanbul Vali Yardımcısı Vedat Müftüoğlu, Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, Üsküdar Kaymakamı İzzettin Küçük ve Sinpaş İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik katıldı. Törende milli basketbolcu İbrahim Kutluay da yer aldı. Alışveriş merkezinin açılışında konuşan Flatofis Genel Müdürü Mehmet Özdemir, Eyüp'ün turizm ve kültürel açıdan zengin olduğu kadar, tamamlanan ve devam eden yatırımlar ile hızla geliştiğini ifade etti. Özdemir, "Flatofis Çarşı, Eyüp'ün zenginliğini, marka karması ve mimarisi ile tamamlayacak. Bölgenin alışveriş ve eğlence ihtiyacını karşılayacağız." dedi. Mağazalarının neredeyse tamamı kiralanan çarşıda hazır giyimden elektroniğe, açık tenis kortlarından fitness centera kadar pek çok mekân bulunuyor.

18 bin metrekare alana sahip olan Flatofis Çarşı, Eyüp mevkiinde Haliç, Eminönü, Sultanahmet, Kâğıthane, Alibeyköy, Rami, GOP ve Fatih ilçelerindeki müşteri kitlesini hedefliyor. Çarşının günde ortalama 15 bin ziyaretçi çekmesi bekleniyor.

Salı, Mayıs 5, 2009

Sabiha Gökçen'e dış hatlar terminali

İstanbul Sabiha Gökçen (İSG) Uluslararası Havalimanının işletme hakkının devir alan İSG'nin Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Buğday, 29 ekimde açılması planlanan dış hatlar terminalinin inşaasının yüzde 60'ının tamamlandığını bildirdi.

Limak Holding (LİMAK), GMR Infrastructure (GMR) ve Malaysia Airports Holdings Berhad (MAHB) ortaklığında kurulan ve İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanında mevcut terminallerin işletme hakkını 1 Mayıs 2008'de devralan İSG'nin birinci yılı dolayısıyla inşaat alanında düzenlenen basın toplantısında konuşan Gökhan Buğday, havalimanının mevcut terminallerinin işletme hakkının yanı sıra otopark işletmesi, yer hizmetleri, kargo, uçak yakıt ikmal operasyonlarını ve havalimanı oteli ile CIP-VIP tesislerinin 20 yıllık işletme hakkını 1 milyar 932 milyon avro karşılığında devraldıklarını hatırlattı.

Buğday, 1 Mayıs 2007-1 Mayıs 2008 tarihleri arasında 3 milyon 948 bin 388 olan yolcu sayısını geçen bir yıl içinde yüzde 20 artırarak 4 milyon 728 bin 565'e yükselttiklerini kaydederek, uçuş noktalarına 14 yeni dış ve 2 yeni iç hat eklediklerini anlattı.

Hedeflerinin 2009 yılı içinde yolcu sayısını 5,5 milyonun üzerine çıkarmak olduğunu ifade eden Buğday, şu anda havalimanından 42 havayolu ile 65 noktaya uçuş gerçekleştirdiklerini de ifade etti.

Yeni dış hatlar terminali ve ekleri projesinin çevre dostu ve uluslararası normlarda tasarlandığını belirten Buğday, terminal inşası için 336 milyon avro proje finansmanı kredisi sağladıklarını anımsattı.

''Havalimanının yıllık yolcu kapasitesini 25 milyona çıkaracak olan yeni dış hatlar terminali ve eklerini 29 Ekim 2009 tarihinde hizmete almaya planlıyoruz. Terminal inşasının yüzde 60'ını tamamlamış bulunuyoruz'' diyen Buğday, otel inşasının yüzde 20'sini, VIP tesisinin yüzde 45'ini, yakıt hidrant alanı, ilave apron, viyadük ve yolların inşasının yüzde 60'ını tamamladıklarını, mevcut içhatlar terminal binasına ek bina da yaptıklarını kaydetti.

Buğday, dış hatlar terminalini 29 ekimde bitirebilmek için 30 aylık projeyi 18 aya çektiklerini, bunun için betonarme olan projeyi çeliğe çevirdiklerini de ifade etti.

Havalimanını uzun menzilli uçuşlara açmak istediklerini de dile getiren Buğday, yakın zamanda Paris, Roma ve Sofya gibi hatları da bünyelerine katmak istediklerini söyledi.

Küresel ekonomik krizin bütün şirketleri olduğu gibi kendilerini de düşündürdüğünü anlatan Buğday, havacılık sektörüne de krizin etkilerinin büyük olduğunu, daralan ekonomide, daralan bütçelerle insanların uçakla yolculuk yapmadığını da kaydetti.

Şirket olarak ihaleyi 3 yıl, dış hatlar terminali için aldıkları krediyi de 5 yıl geri ödemesiz almalarının avantaj olduğuna işaret eden Buğday, krizden kaynaklanan sıkıntının kısa sürede sona ereceğini, havalimanının büyümeye devam edeceğini düşündüklerini belirtti.

Dış hatlar terminalinin 7,5 şiddetindeki bir depremden sonra işletmeye devam edecek şekilde inşa edildiğini de anlatan Buğday, bunun, 1 milyon avro üzerinde ekstra yatırım maliyeti olduğunu da söyledi.

SABİHA GÖKÇEN BÜYÜDÜ

İSG Yönetim Kurulu Üyesi ve Limak Holding temsilcisi Murat Dedeoğlu da ihaleyi aldıkları dönemle bu yılı karşılaştırdıklarında küresel ekonomik kriz nedeniyle farklı bir döneme girdiklerini belirterek, 1 milyar 932 milyon avro karşılığında ihaleyi aldıklarını ve hemen ardından küçülen havacılık sektörüyle karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.

Bu dönemde sıkıntıları aşmak için büyük gayret gösterdiklerini de ifade eden Dedeoğlu, Türkiye'de hava trafiğinde genelde azalma yaşanırken, Sabiha Gökçen'de ise yolcu sayısında yüzde 20 artış yaşandığını belirtti.
Dedeoğlu, küresel kriz döneminin ortaklar adına da düşündürücü olduğuna vurgu yaparak, ''Bir büyük avantajımız oldu. Biz krediyi küresel krizden önce almıştık. Bankalar da bizi yarı yolda bırakmadı'' diye konuştu.

Yolcu artışının hızla devam edeceğine inandıklarını da kaydeden Dedeoğlu, ''Global havacılık ufalırken, belli havaalanları küçülürken Sabiha Gökçen Havalimanın yolcu artışının yüzde 20 olması verdiğimiz kararın doğru olduğunu gösteriyor'' dedi.

LGM adıyla bağımsız bir şirket kurduklarını ve bu şirketin havalimanındaki otelinin işletmesinin yanı sıra yiyecek hizmetleri gibi alanlarda da faaliyet göstereceğini anlatan Dedeoğlu, havalimanının kendileri için güzel bir yatırım olduğunu kaydetti.

Salı, Mayıs 5, 2009

Enflasyon rakamları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.

Buna göre tüketici enflasyonu (TÜFE) nisan ayında yüzde 0.02, üretici enflasyonu (ÜFE) ise yüzde 0.65 artış gösterdi.

Piyasadaki beklentiler TÜFE'nin yüzde 0.7 artacağı yönündeydi.  

TÜFE yıllık bazda yüzde 6.13 artış gösterirken, ÜFE yüzde 0.35 geriledi.

4 aylık rakamlara bakıldığında ise TÜFE'deki artış yüzde 1.07, ÜFE'deki artış ise yüzde 2.35 olarak kaydedildi.

GİYİM VE AYAKKABIDA HIZLI ARTIŞ

Tüketici fiyatlarında geçen ay sadece yüzde 0.02'lik bir artış olmasına karşın giyim ve ayakkabı grubundaki sert yükseliş dikkat çekti. Buna göre TÜFE'de bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 10.95 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti.

Nisan ayında endekste yer alan gruplardan sağlıkta %2,20, eğlence ve kültürde %1,10, lokanta ve otellerde %0,41, haberleşmede %0,28, eğitimde %0,10, alkollü içecekler ve tütünde %0,02 artış, gıda ve alkolsüz içeceklerde %-0,35, konutta %-1,04, ulaştırmada %-1,70, ev eşyasında %-2,31, çeşitli mal ve hizmetlerde %-2,55 düşüş kaydedildi.

ZAM REKORTMENİ GAZETE

Tüketici fiyatları endeksi kapsamındaki mal ve hizmetler içinde Nisan ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 23.35 ile gazetede görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre, Nisan ayında en yüksek fiyat artışı gösteren gazeteyi yüzde 18.89 ile bayan gömleği, yüzde 14.73 ile bayan ayakkabısı, yüzde 14.36 ile portakal, yüzde 13.74 ile erkek gömleği, yüzde 13.54 ile etek izledi.

Domateste yüzde 12.57, kabak çekirdeğinde yüzde 12.47, erkek ayakkabısında yüzde 12.24, erkek takım elbisesinde yüzde 10.51 artış yaşandı. TÜFE kapsamında Nisan ayında en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 47.41 ile patlıcanda görüldü. Bunu yüzde 41.07 ile sivri biber, yüzde 23.51 ile salatalık, yüzde 10.86 ile mücevher, yüzde 9.28 ile oturma odası takımı, yüzde 9.27 ile yemek odası takımı izledi.

ÜFE’DE EN YÜKSEK ARTIŞ HAM PETROLDE

Üretici Fiyatı Endeksi (ÜFE) kapsamında ise Nisan ayında en çok fiyat artışı yüzde 23.8 ile ham petrolde görüldü. Bunu yüzde 17.03 ile gazeteler, yüzde 10.97 ile fuel-oil no.6, yüzde 9.65 ile bakır teller izledi.

Nisan ayında ÜFE kapsamında en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 24.65 ile LPG’de yaşandı. Akrilik veya modakrilikten lifler yüzde 12.17, soğuk profil haline getirilmiş saclar (alaşımsız çelikten olanlar) yüzde 8.73, kırmızı mercimek yüzde 5.98’lik düşüş oldu.

Salı, Mayıs 5, 2009

Lafarge, Türkiye'den çıktı

Lafarge, Türkiye'deki çimento ve betonla ilgili tesislerini sattı. İşte alan grup..

Oyak Çimento Grubu, 2008 sonunda satılmasına karar verilen Lafarge Grubu'na ait Aslan Çimento, Lafarge Ereğli Öğütme Tesisi ve Lafarge Beton ile ilgili çalışmaların tamamlandığını bildirdi.

Verilen bilgiye göre Oyak Çimento Grubu, son yıllarda ortaya çıkan satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam ederek, grup için en uygun olduğunu gördüğü Lafarge Marmara Grubu'nda karar kıldı. Bu grubun satın alınmasına ilişkin anlaşmanın 30 Nisan 2009 tarihinde imzalandığı belirtildi.

Öte yandan şirketlerin, 2008 yılında Marmara ve Batı Karadeniz'de 1.8 milyon ton çimento ve 1.2 milyon metreküp hazır beton satışını gerçekleştirdiği ifade edildi.

Satış sözleşmesi kapsamında Lafarge Aslan Çimento'nun yüzde 97,3'ü, aynı zamanda Lafarge Aslan Çimento'nun iştirakleri olan Lafarge Ereğli Çimento'nun yüzde 50'si ve Lafarge Beton'un yüzde 24,24'ü için toplam 130,6 milyon Euro bedel ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, satış ile tüm şirketlerin kontrollerinin alıcıya geçeceği kaydedildi.

Salı, Mayıs 5, 2009

Tellcom ve Superonline birleşti

Telekom operatörü Tellcom ve internet erişiminin öncüsü Superonline, güçlerini birleştirdi.

Kendi fiber optik alt yapısına sahip yenilikçi telekom operatörü Tellcom ve gelişmiş ağ yapısıyla Türkiye'de internet erişiminin öncüsü olan Superonline, 01.05.2009 tarihinde güçlerini birleştirdi.


İletişimde süper bir dönem başlatmayı hedefleyen şirket, yoluna Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş. olarak Superonline markası ile devam edecek.

Birleşme ile Türkiye pazarının en güçlü telekom operatörlerinden biri haline gelen Superonline;  müşterilerine en yeni iletişim teknolojilerini sunarak; hayatlarını kolaylaştırmaya, yaşamlarına hız ve değer katmaya devam etmeyi; kurumsal ve bireysel kullanıcılarının ilk tercihi olmayı hedefliyor.


Superonline Genel Müdürü Murat Erkan, telekom sektöründe önemli bir güç birliği olan birleşmeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada,

“Turkcell Grup bünyesinde faaliyet gösteren iki şirketimizin birleşmesi ile Superonline'ın sahip olduğu gelişmiş ürün ve servislerini Tellcom'un güçlü altyapısına entegre ederek yolumuza daha da güçlü bir şekilde devam ediyoruz” dedi.

Erkan, Superonline'ı rakiplerinden ayıran en önemli noktanın, kendi fiber optik altyapısını kurmak üzere yaptığı yatırımlar olduğunu belirterek; bu yatırımlarla sektörün gelişmesinde ve ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynadıklarını, yerleşik operatörün iletişim omurgasına güvenilir bir alternatif oluşturmaya devam edeceklerini belirtti.

Salı, Mayıs 5, 2009

Saran, Doğuş'la Esas'a rakip olacak

Enerji, savunma, yayıncılık, medya ve sağlık sektöründen sonra Saran Holding "sanal" dünyaya da adım attı.

Saran Holding'den yapılan açıklamaya göre, şirkete Spor Toto Teşkilatı Başkanlığı tarafından "Sanal Ortam Bayilik" hakkı verildi. Doğuş Holding ve Esas Holding'in de aynı dönemde bayilik hakkı almasıyla iddia oyuncularının sayısı beşe yükseldi.


Bu konudaki girişimlerini yaklaşık iki yıldır sürdüren Saran Holding'in kuracağı sanal ortam şans oyunları platformu zengin içerik ve gelişmiş teknik alt yapı özelliklerine sahip olacak. Bahis sitesinin kısa sürede online olması planlanıyor. Saran Holding bu platform aracılığıyla spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunları oynatabilecek.


Türkiye'de ilginin giderek artığı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunları pazarı 6,5 milyar TL'ye ulaştı. Şans oyunları pazarında internet üzerinden oynanan şans oyunlarının cirosu ise 500 milyon TL oldu.

Şu anda aktif olan bilyoner.com ve nesine.com'un ardından yeni oyuncuların katılımı ile internetin genel pazardan alacağı payın yüzde 13-15 seviyelerine çıkacağı tahmin ediliyor. 

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

En değerli 10 marka

Google, 100 milyar dolarla yine 'en değerli' marka çıktı.

FINANCIAL Times işbirliği ile bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen 'Brandz Top 100 En Değerli Markalar Sıralaması' dünyanın önde gelen pazar araştırması ve danışmanlık firmalarından Millward Brown tarafından açıklandı.

Brandz Top 100 En Değerli Küresel Markalar araştırması ekonomik ortama rağmen markaların değerlerini artırdığını ortaya çıkarırken, sonuçlara göre en değerli marka 100 milyar dolarlık değeriyle Google oldu. Google'ın marka değeri yüzde 16 arttı. Listenin ikinci sırasında geçen yıl olduğu gibi 76.2 milyar dolarlık marka değeriyle Microsoft yer alırken, bu iki şirketi 67.6 milyar dolarlık marka değeri ile Coca-Cola izledi. Geçen yıl ki en değerli 100 marka listesinde yer alan 84 marka bu seneki listede de değişmezken, 15 güçlü marka listeye yeni girdi. 'Brandz Top 100 Araştırması'nın sonucunda, en değerli 100 markanın toplam değeri 1.95 trilyon dolar olarak açıklandı.

En değerli 10 marka

Google 100

Microsoft 76.2

Coca-Cola 67.6

IBM 66.6

McDonald's 66.5

Apple 63.1

China Mobile 61.2

GE 59.7

Vodafone 53.7

Marlboro 49.4

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

Almanya'da MOL atağı

Rotayı yurtdışına çeviren MOL Mağazacılık, Aralık 2009'a kadar Almanya'da 20 mağaza açacak

Alman WRE ile varılan anlaşma uyarınca bu sayının 2011'de 100'e çıkartılması hedefleniyor. MOL, bir hafta içinde İstanbul'da 3 mağaza açacak.
 
Referans Gazetesi'nden Ayten Güvenkaya'nın haberine göre, Kurtköy Atlantis Alışveriş Merkezi'ndeki ilk mağazası açılış gününe özel yüzde 90 oranındaki indirim nedeniyle adeta yağmalanan MOL Mağazaları, yurtdışına açılmak için ilk imzaları attı. MOL Mağazacılık, Alman gayrimenkul ve lojistik şirketi Waldendorf Real Estate (WRE) ile geçen pazar günü münhasırlık anlaşması imzaladı. Sözleşme kapsamında MOL, WRE'yi kendi adına kira sözleşmeleri ile ilgili pazarlıkları yürütmek ve planlanan genişleme ile ilgili tüm hususları desteklemek üzere münhasıran görevlendirdi. Anlaşma ile ülke genelinde ilk etapta Aralık 2009'a kadar 20 mağaza açılması planlanırken, 2011'e kadar da mağaza sayısının 100'e çıkarılması hedefleniyor. Mağazaların ise Köln, Hamburg, Berlin ve Stuttgart gibi kentlerde olacağı belirtiliyor.

MOL İcra Kurulu Başkanı Oktay Özdemir, WRE'nin İstanbul'da konut yapmak için araştırma yaparken MOL'ün başarısı üzerine kendileri ile temasa geçtiğini söyledi. Yapılan anlaşma ile Almanya'dan başlayıp tüm Avrupa'ya yayılmayı planladıklarını kaydeden Özdemir, "Bu gelişme Türkiye'nin üretim çarklarının dönmesine yardım edecek. Orada bu yıl açmayı plandığımız merkez ofis, lojistik ağı ve 20 mağaza için üç bin istihdam sağlanacak. İki bin kişiyi ise Türkiye'den götürmeyi planlıyoruz. Yıl sonuna kadar hedef, Türkiye ve dünyada 108 MOL mağazası açmak" diye konuştu.
 
İlk gün yağmaya uğradı

Geçen yıl Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün rekabet gücünü artırmak amacıyla 78 firmanın biraraya gelerek oluşturduğu MOL Mağazacılık, adını Merter, Osmanbey ve Laleli'nin başharflerinden aldı. MOL'e ortaklarının dışında 528 yerli firma da ürün üretiyor. Geçen ocak ayında Atlantis Alışveriş Merkezi'ndeki ilk mağazasının açılışında tanıtım amacıyla yüzde 90 indirim yapan MOL, müşteriler tarafından adeta yağmaya uğramıştı. Yoğun izdiham üzerine açılışı iki saat önce yapmak zorunda MOL'ün bir saatlik bilançosu 300 bin TL'lik ciroya karşılık, 200 bin TL ürün ve mağaza hasarı olmuştu.

Hem Türkiye hem de dünyada agresif büyüme planları yapan MOL, bir hafta içinde İstanbul'da üç mağaza, bir ay içinde ise İstanbul'da iki, İzmir, Antalya, Urfa, Zonguldak, Denizli ve Gaziantep'te birer mağaza açacak. Bu mağazalar için bin eleman alımı gerçekleştiren şirket, yurtdışında ise Almanya'dan sonra Kazakistan ve Suriye'de de mağaza açmaya hazırlanıyor.

Yapılan anlaşmayı değerlendiren MOL İcra Kurulu Başkanı Oktay Özdemir, WRE'nin Alman perakende sektöründe büyümeyi planladığını, MOL'ün konsepti ve başarısından çok etkilendiği için de işbirliği yapmak istediklerini söyledi. Anlaşma kapsamında WRE'nin mağazacılık altyapısı ve genişleme işlemiyle, kendilerinin ise ürün üretimi ve lojistiği ile ilgileneceğini belirten Özdemir, şunları söyledi: "WRE ile 2011'e kadar 100 mağaza açmayı, sonra da diğer ülkelere yayılmayı planlıyoruz. Orada bu yıl açmayı plandığımız merkez ofis, lojistik ağı ve 20 mağaza için 3 bin istihdam sağlanacak. İki bin kişiyi ise buradan götürmeyi planlıyoruz. Bu gelişme hem Türkiye'nin imajına olumlu katkı sağlayacak hem de Türkiye'nin üretim çarklarının dönmesini yardım edecek. Çok kısa sürede Avrupa'nın tek üretim üssü haline gelmeyi planlıyoruz."

Yeni açılacak MOL mağazalarında MOLEV konsepti de hizmete sunulacak. Mağazalarda oturma, yemek odaları ve LCD TV 990 TL'ye satılacak.
Rotayı yurtdışına çeviren MOL Mağazacılık, Aralık 2009'a kadar Almanya'da 20 mağaza açacak...

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

Calvin Klein, Türkiye’de Çiçek’le büyüyecek

Calvin Klein (CK) markasının jean, hazır giyim ve aksesuarlarının Türkiye distribütörlüğünü Eren Holding’den devralan Çiçek İç Giyim, yeni mağazalarla büyümeyi hedefliyor

Çiçek İç Giyim’in Calvin Klein’den sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sami Stamati, anlaşmanın 1 Nisan’da yapıldığını belirtti. Calvin Klein’ın Avrupa’dan Sorumlu Başkanı Thomas Axmacher’den teklif aldıklarını belirten Stamati şunları söyledi:
“Axmacher, Eren Holding ile anlaşmalarını karşılıklı feshetmek istediklerini söyledi. CK’ın konfeksiyon ve aksesuar faaliyetlerini Çiçek İç Giyim’e devretmek istediklerini ifade etti. Biz de Calvin Klein markasına güvendiğimiz için kabul ettik.
Eren Holding’den, markayı üç mağazasıyla birlikte devraldık. Krizden fırsat yaratılmış olacak. Eğer kriz olmasaydı böyle bir anlaşma olur muydu? Bu kadar kolay olmazdı.”

‘2 milyon euro yatırım yaptık’
Markayı alma aşamasında 2 milyon euro yatırım yaptıklarını kaydeden Stamati, “Yatırımlarımız devam edecek. 2011’den itibaren Calvin Klein Kids serisini de Türkiye’ye getireceğiz ve konsept mağazalar açacağız. Ciromuzun yüzde 80’nin Calvin Klein Jeans’ten, yüzde 20’sinin ise CK Calvin Klein ve aksesuardan olacağını öngörüyoruz” dedi. 
Stamati, Calvin Klein’ın İstinye Park, Ankara Cepa ve İzmir Forum Bornova’da var olan mağazalarına, Bağdat Caddesi’nde bir mağaza ekleyeceklerini belirtti. Yıl sonunda 10 milyon TL?ciro hedeflediklerini anlatan Stamati, 2014’e kadar 15 mağazaya ulaşmayı planladıklarını kaydetti.

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

3G’de 2 milyar TL cepte!

Üçüncü nesil iletişimde Turkcell, Vodafone ve Avea ile sözleşme imzalandı. Hazine, kriz döneminde 2.054 milyar lira gibi önemli bir kaynağı kasasına koydu

Cep telefonlarında hızlı ve görüntülü iletişim dönemini başlatacak olan üçüncü nesil (3G) şebekeye ilişkin imtiyaz sözleşmeleri, Turkcell, Vodafone ve Avea tarafından dün imzalandı.
Devlet, Turkcell’den 422 milyon euro (895 milyon TL), Vodafone’dan 295 milyon euro (625 milyon TL), Avea’dan da 252 milyon euro (534 milyon TL) olmak üzere toplam 969 milyon euro’yu (2 milyar 54 milyon TL) kasasına koydu. Operatörler altyapıya da 2 milyar doları aşkın bütçe ayırdı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ve Avea CEO’su Cüneyt Türktan ile 3G imtiyaz sözleşmelerini ayrı ayrı imzaladı.
Operatörler, en erken 3 ay içinde sistemlerini kuracak. Bu süreden önce teknik hazırlıklar tamamlamış olsa dahi operatörler üçüncü nesil hizmetleri veremeyecek. Operatörlerin 3 yılda 500 mühendis istihdam edeceğini söyleyen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 3G’yi Ankara’da bizzat test etti.

Yıldırım 2G’ye takıldı!
Yıldırım, Ankara’dan cep telefonuyla İstanbul’daki Turkcell Genel Müdürlüğü’ndeki gazetecilerle 3G’yle görüntülü iletişim kurdu.
Gazetecilere, “Telefonda  hem birbirimizi göreceğiz, hem konuşacağız, bu nasıl olacak?” diye espri yapan Yıldırım, bir ara eski alışkanlıkla telefonu kulağına tuttu. Bakan Yıldırım, telefondaki görüntüsünü küçük bulunca da etrafındakilere, “Bizim fotoğrafı biraz büyütün” dedi.
Yıldırım, “3G’yi hem torunumu özlediğimde, hem resmi görüşmelerimde kullanacağım. Hız trafikte felaket ama iletişimde bereket” diye konuştu.
Vodafone’nun İstanbul’daki merkeziyle de görüntülü telefonla görüşen Yıldırım, daha sonra Avea’nın 3G denemeleri kapsamında cep telefonundan bir televizyon kanalının canlı yayınını da izledi. 

Vodafone deneyimini konuşturacak
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, “3G teknolojisinin öncülüğünü yapmış bir şirket olarak 3G’de dünya lideri operatörüz.
3 ay sonunda ülkemizdeki cep telefonu kullanıcılarını bu teknolojiyle tanıştıracağız. Deneyimimizi Türkiye’deki abonelerimize de yaşatacağız” dedi.

Avea: Arabağlantı önemli
Avea CEO’su Cüneyt Türktan, 3G’nin gelmesiyle 65 milyon kullanıcının hepsinin internete dönüşmesinin bilgi toplumu açısından çok önemli olduğunu belirtti. Avea, 3G şebekesi kullanıldığında ‘operatörler arası video arabağlantısı sağlama’ konusunun büyük önem taşıdığını, bunun için hızlı adım atılması gerektiğini açıkladı.

Turkcell’den 4G çalımı!
Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv,  “3G şebekemizi, hızlı mobil internette son nokta olan 21 Mbps hıza uyumlu olarak kuruyoruz” dedi.
Ciliv, bir sonraki mobil teknoloji olan LTE (4G) için de şimdiden anlaşma yaptıklarını açıkladı. 4G için izinler alınarak Turkcell şebekesi üzerinde test çalışmalarına bu yıl başlanması hedefleniyor. 4G için ek lisans gerekmiyor ve bu yolla 155 Mbps hıza erişim mümkün.

DivX film 13 dakikada telefonda
n 3G şebekeler ile TV, film, müzik ve benzeri alanlarda bilgiye mobil cihazlardan hızlı ve görüntülü ulaşılacak.
n Yeni nesil geniş bant şebekeler sayesinde müzik veya dosya indirmek saniyeler sürecek. 1 MB büyüklüğünde MP3, 4 saniyede yüklenecek. 700 MB’lik DivX film, bugünkü GSM teknolojisinin hızıyla yaklaşık 6.5 saatte indirilirken, 3G ile yaklaşık 13 dakikada indirilecek.

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

Çöplükler şehirleri aydınlatacak

Çöplüklerden çıkan metanın şehirleri aydınlatması için 25 milyon Euro yatırım yapıldı.

TÜRKİYE’NİN en istikrarlı uluslararası enerji etkinliği ICCI’nin 15’incisi 13-15 Mayıs arasında WOW Convention Center’da başlıyor. Fuarın ana temasını ise yenilebilir enerji oluşturuyor. Rüzgar, güneş ve jeotermal enerjinin Türkiye için önemine dikkat çekecek olan fuar kapsamında atıktan enerji üretimi ile bir çöplüğün şehri nasıl aydınlattığına da dikkat çekilecek. ICCI Başkanı Süleyman Bulak ‘depo gazından enerji üretim projesi’ne önem verildiğini söyledi.

25 MİLYON EURO YATIRIM

ÇÖPLÜKLERDEN
çıkan metan gazının motorlarda kullanılması ile enerji üretimine yönelik proje dahilinde Avrupa yakasında 17 megawatt, Anadolu yakasında ise 7 megawatt’tan oluşan iki santralin hayata geçireceğine işaret eden Bulak ‘Bu yeni yatırımlarla çöplükler şehirleri aydınlatacak, sanayide makinelerin dönmesi sağlanacak. İstanbul’da atıktan enerji üreten 17 megawatt’hk santral kuruldu. Diğeri ise kurulma aşamasında. İleriye dönük olarak bunların 40 megawatt’a çıkarılması düşünülüyor’ dedi. Bulak, 24 megawatt’lık 2 santral için bugüne kadar 25 milyon Euro yatırım yapıldığını söyledi.

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

Kriz kozmetiği etkilemedi, 1.000 kişiye iş kapısı olacağız

Dünyada ekonomik kriz birçok sektörde daralmaya yol açarken kozmetik sektörü büyümeye devam ediyor. Krizin oluşturduğu moral bozukluğunu aşmak isteyenler kişisel bakımlarına önem vermeye başladı. Cilt ve saç bakım ürünleri pazarında hızla büyüyen Bioder'in üretildiği B'iota laboratuvarlarının genel müdürü Cihat Dündar kriz dönemlerinde insanların kendilerini mutlu hissetmek için bakımlarına önem verdiğini, bu durumun krizin sektöre etkisini azalttığını söyledi.

28 ülkeye ihracat yaptıklarını, yeni pazarlara girmek için hızlı davrandıklarını belirten Dündar, İstanbul Anadolu yakasında inşası süren bin kişinin istihdam edileceği tesislerinin 2010 yılında devreye gireceğini kaydetti.

B'iota laboratuvarlarında üretilen Bioxet markası İspanya pazarına Madrid'den girdi. Genel müdür Cihat Dündar, Madrid'de düzenlenen toplantıda sektördeki gelişmeler hakkında bilgi verdi. İlaçtan daha hızlı büyüyen kozmetik pazarının yüzde 20'sini dermatoloji ürünlerinin oluşturduğunu belirten Dündar, son zamanlarda erkek bakım ürünlerinin de çok satılmaya başladığını dile getirdi. "Kadınlar artık bakımlı erkek istiyor. Bu nedenle erkek bakım ürünlerine talep de artıyor." diyen Dündar'ın verdiği bilgilere göre, Avrupa'da hane giderlerinde kozmetiğin payı Türkiye'nin 10 katı. Bu da Türk pazarının içinde barındırdığı potansiyeli gösteriyor.

İspanyol kozmetik sektörü yaklaşık 5 milyar dolar büyüklüğe sahip. İspanya'da 45 milyon nüfusun 3 milyonu sürekli kozmetik ürünü kullanıyor. Kozmetik pazarı yıllık yüzde 6'nın üzerinde büyüme gösteriyor. Dündar, İspanya pazarına sadece satış yapma amacıyla girmediklerini, bu ülkedeki distribütörlerini ortakları olarak gördüklerini belirtiyor. 2009 yılında İspanya'ya 1 milyon Euro'luk yatırım yapacak olan şirket 2 milyon Euro'luk satış bekliyor. Bioxet markalı ürünler, 27 ile 37 Euro arasında etiket fiyatlarıyla satışa çıkarılacak. B'iota'nın İspanya'da işbirliği yaptığı Intersan 1944 yılından bu yana kozmetik sektöründe faaliyet gösteriyor.

Formülü bilen üç kişi aynı uçağa binmiyor

Tüy azaltan ve saçları güçlendiren doğal ürünler Bioder ile Bioxcin'in mucidi Cihat Dündar B'iota laboratuvarlarında üretilen ürünlerin formülünü sır gibi saklıyor. Formülü şirketin yönetim kurulunda sadece üç kişi biliyor. Bu üç kişi aynı uçağa binmiyor. Dündar, formülü açıklamak zorunda kalmamak için ürünlerine herhangi bir tescil ya da patent almıyor. Bu konuda Coca Cola'yı örnek alan Cihat Dündar küresel bir marka olmak için ticaretin kurallarını iyi bilmek gerektiğini belirtiyor.

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

Yabancı dil bilen 300 kişi aranıyor

İstanbul'da Ekim ayında yapılacak IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında görev yapmak üzere yabancı dil bilen 300 kişi aranıyor.

Edinilen bilgiye göre, 6-7 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak “Dünya Bankası Grubu ve Uluslararası Para Fonu (IMF) Guvernörler Kurulları Yıllık Toplantıları” için kalifiye 300 kişi görevlendirilecek.

IMF ve Dünya Bankası Yönetim Kurulu Üyelerinin her üç yılda bir Washington dışında gerçekleştirdiği toplantı ve yan etkinliklerin bu yıl İstanbul'un ev sahipliğinde yapılacak olması, aynı zamanda küçük de olsa bir istihdam sağlayacak.

Söz konusu toplantı ve etkinliklere bu yıl tüm dünyadan, Maliye Bakanları, Merkez Bankası Başkanları, hükümet yetkilileri, resmi ve özel finans kuruluş temsilcileri ve geniş bir medya mensubu ile birlikte yaklaşık 10-12 bin kişilik bir katılımın olması bekleniyor. Bu organizasyonda görev alacak kişileri seçme yetkisi Kelly Services Türkiye'ye verildi.

Kelly Services Türkiye Ülke Müdürü Derya Türkkorkmaz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de son yıllarda düzenlenen en büyük organizasyonlardan birinin parçası olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, IMF ve Dünya Bankasının toplantılarının dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edildiğini söyledi.

YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜ TEMİNİ

Bu organizasyonun hatasız yürümesi için iyi yetişmiş insan gücü temininin son derece önem taşıdığını vurgulayan Türkkorkmaz, Kelly Services'in Fortune 500'ün içinde yer alan bir firma olarak daha önce de başka ülkelerde bu toplantılara insan kaynağı hizmeti sunduğunu, bu yüzden gerekli tecrübeye sahip olduğunu ifade etti.

Yaşadığımız kriz döneminde 300 kişilik istihdam da önemli olduğunu belirten Türkkorkmaz, “Başta İngilizce olmak üzere İspanyolca, Fransızca, Almanca, Rusça, İtalyanca gibi dillere hakim insan gücüyle toplantılarda önemli bir misyon üstleneceğiz. Bu anlamda, Türkiye açısından gurur verici bir organizasyon bizleri bekliyor” diye konuştu.

Toplantı kapsamında görev yapacak tüm adaylardan, bildikleri dili resmi bir belge ile desteklemeleri istenecek. Söz konusu belgeye sahip olmayan adayların, yetkili bir dil okulu veya kurumun düzenlediği seviye belirleme sınavından ileri derece ile geçmesi gerekecek. İleri seviyede dil yeterlilik belgesi olmayan müracaatlar dikkate alınmayacak. Büyük organizasyonlarda görev yapmış olmak ve birkaç dil bilmek de tercih nedenleri arasında yer alacak. Son başvuru tarihi ise 15 Haziran 2009 olarak belirlendi.

Cumartesi, Mayıs 2, 2009

İhracatta düşüş sürüyor

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33.75 gerileyerek 7 milyar 528 milyon dolar olarak gerçekleşti

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükkekşi, Antalya'da açıkladıkları ihracat rakamlarının ardından yaptığı değerlendirmede, "2008’in Ekim ayında başlayan düşüş eğiliminden sonra, Mart ayında tekrar başlayan aylar bazında yükseliş Nisan ayında devam etti. İlk dört aydaki ihracatımız 28 milyar 512 milyon doları, geriye dönük bir yıllık ihracatımız ise yüzde 3,37 düşüş ile 113 milyar 358 milyon doları geride bırakmıştır" dedi.

Nisan ayında en fazla ihracat yapan sektör, 1 milyar 239 milyon dolar ile Otomotiv oldu. Bunu, 996 milyon dolar ile Hazırgiyim ve Konfeksiyon ve 959 milyon dolar ile Demir Çelik sektörleri takip etti.

Tarım ve Hayvancılık grubu sektörleri Nisan ayında 1 milyar 15 milyon dolarlık ihracatla, toplam içerisinde yüzde 13,48 pay aldı.

Nisan ayında toplam ihracatın yüzde 84,27’ini gerçekleştiren Sanayi grubunda ise ihracat 6 milyar 344 milyon dolar oldu. Sanayi sektöründe ilk dört aylık ihracat 23 milyar 826 milyon doları, son bir yıllık ihracat ise 97 milyar 75 milyon doları geride bıraktı.

Pazartesi, Nisan 27, 2009

CP piliç,16 milyon dolar yatırım

Dünyanın önde gelen piliç eti üreticilerinden CP Group, 16 milyon dolar yatırımla Bilecik’te bir fabrika kuruyor. CP tesis sayesinde iç pazarı canlandırmakla kalmayacak. İngiltere’nin Uzakdoğu’ya uyguladığı kota sorununu aşmak için Avrupa’ya ihracat da yapacak.

TÜRKİYE’de 1987 yılından bu yana faaliyet gösteren dünyanın en büyük piliç eti üreticilerinden CP Group, 16 milyon dolar yatırımla Bilecik’te bir fabrika kurarak katma değerli hazır gıda üretimine soyunuyor. 2009 yılı sonunda üretime hazır hale gelecek olan ve ayda bin ton kapasite ile açılması hedeflenen bu tesiste naget, şinitzel gibi kaplamalı piliç ürünleri ve piliç sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri üretilecek. CP’nin bu yeni tesis sayesinde sadece iç pazarı canlandırmakla kalmayacağını dile getiren CP Food CEO’su Adirek Sripratak, "Bu sayede Tesco, Seinsburry gibi çok büyük müşterilerinin bulunduğu İngiltere’nin Uzak Doğu’ya uyguladığı kota sorununu da aşacağız. İhracat ve iç talep çok olursa kapasitemizi artıracağız" dedi. Dünyada genellikle 3 aşamada büyüdüğünü ve Türkiye’de de bu üçüncü aşamaya ulaştıklarını dile getiren Sripratak şunları söyledi: "Biz bir ülkeye girdiğimizde önce yem üretiriz. Ardından da piliç üretimine başlarız. Ülkenin bu konuda da gelişimini gördükten sonra iş üçüncü aşama olan katma değerli ürünlerin üretimine gelir. türkiye’de de bu aşamadayız. 1987 yılında yem ile başladık. Bu amaçla Bursa, Adapazarı Ankara ve Adana’daki fabrikalarımız ile 1991 yılından bu yana lider konumunda bulunuyoruz. Yıllık 750 bin ton üretim yapıyoruz. 1991’de tavuk üretimine başladık. 2002’den bu yana bu alanda da lideriz. Şimdi sıra katma değerli ürünlerde."

Tavuk emtia gibi

Tavuğun emtia gibi olduğunu ve çok üretildiği taktide fiyatının gerilediğini dile getiren Sripratak şöyle devam etti: "Üçüncü faza geçerek işin dağılımını sağlamayı hedefliyoruz. AB standardında üretim yapacağız. Zaten ürettiklerimizi o bölgeye ihraç da edeceğiz ama bizim için iç talep çok önemli. Şu an Avrupa’ya merkezden 100 milyon dolarlık satışımız var. Türkiye’de de karides ve mezgit satıyoruz. Çok çalıştığı için insanlar hazır gıda almayı tercih ediyor. Özellikle mikrodalga bunu daha da kolaylaştırıyor. Türkiye’de iç talep konusunda da oldukça umutluyuz."

580 milyon TL

CP Group dünyada sadece gıda konusunda faaliyet göstermiyor. Lotus süpermarketleri ve Supermall aracılığıyla perakede de, 3 milyon kullanıcılı mobil telefon şirketiyle iletişim,, gayrimenlkul, petrokimya alanlarında da faaliyetleri bulunuyor. CP tarım ve gıda konusunda 13 ülkede 14 milyar dolar ciroya ulaşıyor. Ürünlere kattığı uzakdoğu tadıyla fark yaratmayı hedeflediklerini dile getiren Sripratak, "Bu tadın Türk damak tadına uyacağını düşünüyorum" diyor. CP’nin Türkiye’deki 2008 cirosu 580 milyon TL’ye ulaşıyor.

500 milyon yumurta

ÜRETİMİN her aşamasında son teknolojiyi kullanan CP, 2005 yılında başlayıp 2008 yılında 365 milyon adede ulaştırdığı sofralık yumurta üretimini 2009’da 500 milyon adede çıkarmayı planlıyor. CP’nin sofralık yumurta üretimi, Eskişehir, Bursa, Çorum, Adapazarı, İzmir, İzmit, Yozgat, Konya ve Karaman’da bulunan üretim çiftliklerinde yapılıyor.

Pazartesi, Nisan 27, 2009

Irak'a beyaz et ihracatı

Şen Piliç Gıda Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Gürdamar, beyaz et sektörünün durumunun ihracat dolayısıyla canlanma yaşandığını, haftada 8-10 tırla Irak'a tavuk eti gönderdiklerini söyledi.

Gürdamar, 2008 yılında Şen Piliç gibi, birçok firmanın zarar ettiğini kaydederek, 2008'de 125 bin ton tavuk eti ürettiklerini ve 2009'un hedeflerinin ise, 115 bin ton civarında olduğunu bildirdi.

2009'da sektörün toplam 1 milyon 200 bin ton tavuk eti üretimi yapmayı planladığını ifade eden Gürdamar, "Tabi bunun ne kadarı tüketilir, tahmin etmek biraz zor. Umarım son yıllarda yaşadığımız hayal kırıklığını bu yıl yaşamayız. 2008'de yaklaşık 1 milyon 100 bin ton tavuk eti üretimi yapıldı. Sektörün zarar etmesinin en büyük nedeni fazla üretimdi. Bunun yanında maliyetlerinde yükselmesi büyük bir etken oldu"dedi.

Sektörün mutlaka ihracat yapması gerektiğini dile getiren Gürdamar, şöyle konuştu:

“Yıllardır çok az ihracat yapılıyor. Bu yıl ihracat anlamında, sektörde bir canlanma var. Şu anda sektörün durumu ihracat yapmaya başladığı için fena değil. Şen Piliç olarak, haftada 8-10 TIR Irak'a tavuk eti gönderiyorum. Mısır'a uçakla civciv ihraç eden firmalar var. Onun dışında firmalar Azerbaycan ve Gürcistan'a ihracat yapmaya başladı.

Türk Lirası'nın gerçek değerine gelmesi, ihracatı çoğalttı. Bunun yanında yazın yaklaşmasıyla, tavuk eti tüketiminde bir artış bekliyoruz. İnsanlarımız pikniğe giderken, genelde tavuk eti alıyorlar. Balık kışın daha fazla olduğu ve tüketildiği için, vatandaşlarımız tavuk etine yöneliyor.”

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı